SÜRAT ANALİZİ VE BÖLÜMLERİ
HIZLANMA KAPASİTESİ (HAREKET SÜRATİ)
Hızlanabilme özelliği de futbolda çok önemli rol oynamaktadır. Performansın çok kısa metreler içinde belirlendiği sporlarda hızlanabilme özelliği büyük avantajlar sağlar. Futbolla ilgili yapılan araştırmalar ilk
ÇABUK DENGE KURABİLME ÖZELLİĞİ
Bir tekniği uyguladıktan sonra, hemen diğer birini uygulayabilmek için, hazırlanabilme, toparlanabilme kapasitesi, çabuk denge kurabilme özelliği ile ilişkili olmaktadır. Çabuk denge kurabilme yeteneği, futbolda performansı belirlemede, oldukça büyük bir öneme sahiptir. Rakibin şarjı ve baskısı altında yapılan uygulamalarda dengeyi koruyabilme, kaybedilen, kaptırılan bir top sonrası tekrar çabucak toparlanabilme ve topu tekrar kazanabilmek için organize olabilme, yenilen çalım veya aldatma sonrası çok çabuk olarak toparlanabilme, kaybedilen defansif dengenin tekrardan süratle kurulabilmesi, süratle geçilen rakip ve kazanılan top sonrası vücudun bütünlüğünü veya dengesini koruyarak şut atabilmesi, denge kaybedilmeden çabucak topla geriye dönebilene, topu kaliteli olarak pas veya şut olarak kullanabilme v.b. denge kurabilme yeteneği ile ilişkili olmaktadır. Çabuk denge kurabilme yeteneği aşağı, yukarı bütün oyunlar için performansı belirleyici bir role sahiptir.
MAKSİMUM SÜRATE ULAŞMA
Burada önemli olan sporcunun teknik kapasitesi bozulmadan, en kısa zamanda, maksimum sürate ulaşabilmesi ve tekniği maksimum süratte amaca dönük olarak uygulayabilmesidir. Maksimum süratin teknikle bütünleştirilerek sekronize edilmesi futbolda ve diğer sürat ve teknik gerektiren sporlarda performansı belirleyici olmaktadır. Bir çok futbolcunun sadece tekniği iyi olabilir, bir çok futbolcunun sadece maksimum sürate ulaşma yeteneği iyi olabilir, ancak bunun her ikisini de birleştirebilen futbolcular yıldız olma şansını yakalayabilirler.
MAKSİMUM SÜRATİ KORUYABİLME ÖZELLİĞİ VE KOORDİNASYON
Bir çok insan bunun dayanıklılıkla ilgili olduğunu düşünmektedir. Oysa, maksimum süratin korunamaması', dayanıklılıktan önce koordinasyondakİ bozulmalar sonucu meydana gelebilmektedir. Buna bir örnek
UYARANA GÖSTERİLEN TEPKİ, TEPKİ SÜRATİ
Uyarana gösterilen reaksiyonla birlikte büyük bir hareket sürati ortaya koyarak tepki gösterebilme özelliğidir. Aynı yukarıdaki örnekler tepki sürati için de sözkonusu olmaktadır. Reaksiyon sürati, hareket sürati ve tepki süratinin daha derin analizi için aşağıdaki ilgili bölüme bakır
UYARANA REAKSİYON-GÖSTERME - REAKSİYON SÜRATİ
Örneğin topa vole vurmada ve uçarak kafa vurmada topa gösterilen reaksiyon. Penaltı, serbest atış ve ani şutlarda kalecinin vurulan topa reaksiyonu. Savunma oyuncusunun kendisini topla geçmek isteyen forvet oyuncusuna gösterdiği ani reaksiyon. Atletizm de ve yüzmede tabanca sesine gösterilen reaksiyon v.b. Burada futbolcunun tabanca sesine , gösterilen reaksiyon gibi basit ve tek bir reaksiyonu değil, görsel olarak ''sürekli değişen durumlara, topun durumu, rakibinin durumu ve kendi takım arkadaşlarının durumuna göre Karışık Reaksiyonları söz konusu olmaktadır. Ayrıca futbolcunun göstereceği reaksiyonlar genellikle hareket halinde ve değişik vücut pozisyonlarında olmaktadır.
Fizyolojik olarak, Zatzyorski' ye göre reaksiyon zamanının 5 bölümü vardır.
a) Reseptörler düzeyinde uyaranın alınması,
b) Uyaranın (stimülan) merkezi sinir sisteminede (M.S.S) yayılması
c) Sinir sistemi yoluyla ve effektör sinyal üretimi vasıtasıyla stimülanın
geçirilmesi
d) M.S.S'den kaslara stimülanın geçirilmesi
e) Mekanik çalışma yapması için kasın stimüle edilmesi.
Reaksiyon zamanı basit veya karmaşık türden olabilir. basit reaksiyon, önceden bilinen bir uyarana gösterilen bilinçli bir reaksiyondur (tabanca sesi gibi). karmaşık veya seçimli reaksiyon ise, sporcunun birden fazla uyaranın etkisi altında kalması ve bunların arasından seçimini yapması ile belirlenmektedir. Futbolcunun bu bir çok uyaranın etkisi altında doğru kararlar vererek doğru seçimlerde bulunması oldukça önemli olmaktadır.
Seçim sayısı arttıkça, reaksiyon zamanında da uzamalar olmaktadır. Reaksiyon zamanı, uyarana istem dışı tepki olan refleks ile karıştırılmamalıdır (dışsal bir temasta tendonun refleksi, elin sobaya deymesi ile meydana gelen tepki, patellanın üzerine vurulan bir çekiç darbesi ile alt bacağın öne kalkarak gösterdiği tepki gibi).
Zatzyorski (1980) antrenmanlı olanların, antrenmansız olanlara oranla görsel reaksiyonlarının daha iyi olduğunu bulmuştur. Antrenmanlı olanlar; .15-20 sn. Antrenmansız olanlar; .25-35 sn. Ses'e karşı (solar reaksiyon) gösterilen reaksiyon zamanı azıcık daha kısa olmaktadır. Antrenmansızlar için; .17-27 sn. Antrenmanlılar için; . 05-07 sn.
Reaksiyon zamanı maç içerisindeki futbolcunun sık sık karşılaştığı ve performansı üzerinde önemli etkilerde bulunduğu, geliştirilmesi gereken bir özelliktir. Örneğin, penaltı atışında kalecinin vurulan topa gösterdiği reaksiyon. Burada reaksiyon topa vurulduğu anla, ona gösterilen ilk hareket arasında geçen süre olarak ele alınmaktadır. Reaksiyon zamanı çalışmalarla kısaltılabilir. Fakat bu ne kadar geliştirilirse geliştirilsin oyuncunun topa vurma anıyla aynı olamaz. Zaten futbol oyun kuralları da özellikle kalecinin topa vurduktan ve topun çevresi etrafından bir kez dönmedikten sonra hareket etmesini yasaklamıştır. Reaksiyon gösterebilmek için ilk olarak o anın yani vuruş anının algılanması gerekir. Uyaranın önceden tahmin edilmesiyle yapılan hareketler daha başka bir konunun, sezinleyerek harekete geçme konusunun içine girmektedir.
Önceden sezinleyerek hareket geçme de futbolda sık karşılaşılan ve yaygın olarak kullanılan bir durumdur. Sezinleme ve futboldaki önemi ile ilgili olarak aşağıda ayrıntılı bilgiler bulunmaktadır.
REAKSİYON ZAMANI, HAREKET ZAMANI VE TEPKİ ZAMANI ARASINDAKİ İLİŞKİ
Reaksiyon Zamanı uyarının verilmesinden hareketin başlamasına kadar geçen zaman dilimi ile sinir sisteminin fonksiyonel yeteneğine dayanmaktadır. Neron boyunca olan sinir sisteminin uyarı sürati değiştirilemez. Bu nedenle reaksiyon zamanında herhangi bir önemli gelişmenin meydana gelmesi için, ilgili uyarılardan haberdar olmayı ve bunlara yerinde yanıtlar vermeyi, çalışmalarla sürekli tekrarlayarak geliştirmek gerekmektedir. Bu tür çalışmalar sporcuların daha çabuk harekete geçmelerine yardımcı olmaktadır. Hareket Zamanı, hareketin başlangıcından bitimine kadar geçen süreyi kapsamaktadır.
Christina ve Corcos’un (1988) öne sürdüğü model dikkate alınarak reaksiyon zamanı, hareket zamanı ve tepki zamana arasındaki ilişkiler şekildeki gibi açıklanabilir. Bu modelde reaksiyon zamanı, hareket zamanı ve tepki zamanının daha iyi anlaşılabilmesi için çekilen bir şuta kalecinin nasıl tepki gösterdiği örnek alınabilir.
Şekil: Futbola Uyarlanmış Tepki Zamanının Bileşenleri
Elbette bu yukarıda verilen kaleci örneği diğer oyuncuların göstermiş oldukları tepki için de uyarlanılabilir. Kişinin uyarana göstermiş olduğu tepki reaksiyonu ve hareket zamanlarını içermektedir. Reaksiyon zamanı ile hareket zamanı birlikte tepki zamanını meydana getirmektedir. Uyaran olarak rakibin topu vuruşu ve topun seyahatinin başlamasından ona karşı gösterilen tepkinin tamamlanmasına kadar geçen süre tepki zamanıdır. Reaksiyon zamanı, topa vurulması ve topun seyahate başlamasına karşı gösterilen ilk başlangıç hareketi ile karakterizedir. Hareket zamanı ise uyaran olarak topa gösterilen ilk başlangıç hareketi ile bu hareketin sonuna kadar devam ettirilerek tamamlanması sonucu belirlenmektedir. Kısaca söylemek gerekirse, bu durum şöyle formüle edilebilir;
|
Reaksiyon Zamanı + Hareket Zamanı = Tepki Zamanı |
Süratli hareket etme ile süratli tepki gösterme birbirleriyle ilişkili olmayabilir. Süratli reaksiyon zamanına sahip olan bir futbolcu süratli hareket zamanına sahip olmayabilir. Bu nedenle futbolcuların süratlerini değerlendirirken sadece bir sürat çeşidini temele alma ve diğer sürat çeşitlerini de buna bağlı olarak değerlendirme antrenörü yanılgıya götürür.
Bu Makale 4482 Kere Okundu.