|
|
Çok basit tanımı ile menopoz, kadınlarda doğurganlık yeteneğinin kaybolduğu dönemdir. Genel olarak menopoza girme yaşı 45-55 arasındadır. Unutmamak gerekir ki, menopoz kadınlar için hayatın doğal bir aşaması olarak kabul edilmelidir.
Menopoz döneminde görülen temel değişiklik, kadınlık hormonu olan
östrojenin yumurtlamanın durması sonucu azalmasıdır. Bu nedenle
kadınlarda ;
* Ateş basma, terleme, çarpıntı, uykusuzluk, sinirlilik, depresyon ruhsal çöküntü, unutkanlık, halsizlik, çabuk sinirlenme
* Bazen cinsel istekte azalma
* Kemik erimesi
* Damar sertliği gelişme eğilimi görülebilmektedir.
Bu dönemde yeterli ve dengeli beslenme, menopoz rahatsızlıklarını en aza indirmede destek olmaktadır. Az önce belirttiğim gibi, menopoz döneminde kadınlık hormonu olarak bilinen östrojen hormonu azalmaktadır.
Östrojen hormonunun azalması sonucunda
* Östrojen düzeyindeki azalma besin alımını etkiler ve bazal
metabolizma hızının azalmasına neden olabilir. Birçok kadın bu dönemde
hareketsiz bir yaşam tarzını benimseyerek ve daha az enerji harcayarak
kilo alır. Menopoz dönenimde ortaya çıkan şişmanlık, birçok sağlık
sorununu da beraberinde getirebilir. Bu nedenle menopozdaki kadınların
her gün 35-45 dakika tempolu yürüyüş yapmaları gerekmektedir.
* Şişmanlık ve östrojen düzeyindeki azalma, kan lipitlerini yağlarını
olumsuz yönde etkilemektedir. Kan yağı olan trigliserit ve kötü huylu
olarak tanımlanan LDL kolesterol düzeylerinde artışlar görülürken, iyi
huylu olarak bilinen HDL kolesterolde de azalma söz konusu olmaktadır.
Bu durum sonucunda, damar sertliği ve kalp krizi riski de artmaktadır.
* Ayrıca beslenme şekli nedeniyle yeterli kalsiyumun alınamaması,
kalsiyumun da bağırsaklardan etkin bir şekilde emilememesi ve idrarda
kalsiyum atımındaki artıştan dolayı bu dönemlerde kemik erimesi
hızlanmaktadır. Dolayısıyla kadınların bu süreçteki beslenme
programları düzenlenirken, oluşabilecek şişmanlığı, kalp-damar
hastalıklarını ve kemik erimesini osteoporoz önleyici bazı hususlara
dikkat edilmesi gerekir.
İşte menopoz döneminde kadınların beslenmelerinde dikkat etmesi gereken önemli hususlardan birkaçı
* Her yaşta olduğu gibi, ilk ve en önemli adım yeterli ve dengeli
beslenme ilkelerine uymaktır. Bunun için her öğünde besin çeşitliliğine
önem vermek gerekmektedir. Yani bir gün içerisinde süt ve süt ürünleri,
et ve türevleri, ekmek - tahıl grubu besinler, sebze-meyveler mutlaka
belli bir ölçüde tüketilmelidir.
* Kemik erimesi için oldukça önemli ve iyi bir kalsiyum kaynağı olan
süt ve süt ürünlerinden günde en az 3-4 porsiyon tüketilmelidir. Mümkün
olduğunca seçimlerinizi yarım yağlı veya yağsız olarak yapınız. 1
porsiyon:
o 1 su bardağı süt
o 1 kase yoğurt
o 1 kibrit kutusu kadar peynir
* Bu dönemlerde yağ tüketimi de oldukça önemlidir. Özellikle katı
yağlardan uzak durulmalı, yerine bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır.
Benim sizlere önerim özellikle zeytinyağıdır. Unutmamak gerekir ki,
zeytinyağını da ölçülü kullanmak gerekir.
* İyi bir E vitamini içeriği olan yağlı tohumlar değimiz fındık,
yerfıstığı, badem, ceviz ve soya ürünlerinden günde 1 avuç tüketilmesi
tavsiye edilmektedir.
* Kalp damar hastalıkları ve kemik erimesine karşı koruyucu etkisi olan
w 3 yağ asitleri yeterince tüketilmelidir. Haftada en az 2-3 porsiyon
balık tercihen ızgara yiyerek w 3 yağ asitleri ihtiyacınızı
karşılayabilirsiniz.
* Şeker ve şekerli besinler kilo alımını hızlandırdığı için mümkün
olduğunca az tüketilmeli yerine meyve, salata tercih edilmelidir. Eğer
canınız çok tatlı çektiyse tercihiniz çikolata, pasta değil sütlü
tatlılar olmalıdır.
* Her yaşta ve her dönemde olduğu gibi lifli besinlerin tüketimi bu
dönemde de önemlidir. Özellikle kuru baklagiller dediğimiz kuru
fasulye, nohut, mercimek, kuru bakla, kuru börülce, soya fasulyesi
kepekli tahıllar dediğimiz esmer ekmek, bulgur ve kepekli pirinç,
kepekli makarna, kepekli erişte ve kepekli un, ve yine lif yönünden
zengin sebze ve meyveler tercih edilmelidir. Bir diğer önerim kabukları
ile beraber yenilebilen sebze ve meyveleri iyice yıkadıktan sonra
kabukları ile yemenizdir. Ayrıca yine bir ürünü satın alırken lif
içermesine dikkat ediniz. Haftada en az 1-2 porsiyon kuru baklagil
yemeği yiyiniz. Kuru baklagiller protein içerdiği için, et gibi protein
içeren yiyecekler eklemenize gerek yoktur.
* Tuz tüketiminizi mümkün olduğunca en aza indirmeye çalışın.
* Her zaman olduğu gibi alkol ve sigaradan uzak durun. Özellikle de kalp damar hastalığı riski bu dönemde iyice artmaktadır.
* Rejimlerin ve beslenme önerilerinin vazgeçilmez önerisi olan bol su için. Günde 2-2,5 litre sıvı tüketmeye gayret edin.
* Kilo artışını kontrol edin. Bunun için her gün tartılın. Kilo almaya
başladığınız anda yine yeterli ve dengeli beslenme ilkesi çerçevesinde
kilo vermeye gayret edin.
* Her gün 35-45 dakika tempolu yürüyüş yapın.
* Yağ içeriği yüksek olan kızartma, kavurma gibi yiyeceklerden uzak durun. Haşlama veya ızgarayı tercih edin.
Sağlıklı ve formda günler dilerim.
Esra Kurtuluş
Beslenme ve Diyet Uzmanı
Bu Makale 162 Kere Okundu.