|
|
Tenis, sosyal, hareketli, egzersiz açısından iyi, ayrıca çok zevkli bir oyundur. Her yaşta, -tek ya da çift olarak -kadın ve erkek, arasında oynanabilir. Tek oyunun genellikle daha hareketli olduğu düşünülse de çiftler arasında zorlu bir karşılaşma daha çok yorucu olabilir.
Ülkemizde tenis sporu gittikçe daha popüler bir hale gelmektedir. Türkiye’nin her yerinde park, kulüp ve spor merkezlerinde uygun fiyatlarla kiralanabilen yüzlerce tenis kortu bulanabilir. Belediyenin bu konu ile ilgili bölümü size en yakınınızda bulunan halka açık tenis kortları ile iletişim kurmanızı sağlayabilir. Bunun dışında birçok yerde yıllık üyelik ücreti, ödeyerek üyelik sağlayabileceğiniz bir tenis kulübü bulabilirsiniz. Katılım içim istenen ekstra ücretler genellikle iyi durumdaki kortlar, düzenli olarak oynayabileceğiniz rakipleri, uzman kadro ve bunun yanında diğer sosyal olanakları da garanti eder.
Tenis, Türkiye’de yıllarca belli bir kesimin özellikle de belli bir gelir grubunun sporu olarak görüldü. Oysa aynı dönemlerde eski doğu bloğu ülkelerinde ve ekonomik durumları Türkiye’ den pek de farklı olmayan Latin Amerika’dan bir biri ardına dünya çapında tenisçiler çıkmaya başladı. Özellikle 1992 Barcelona Olimpiyatları sonrasında İspanya, tüm dünyaya örnek olacak bir çalışma ile tenisin kitle sporu olabileceğini kanıtladı. Olimpiyatlar için yapılan tesis kompleksleri, ulusal bir program dâhilinde halkın kullanımına açıldı ve bu çalışmanın sonucunda kortlarda dünya çapında İspanyol tenis oyuncuları boy gösterdi. Tersinden bakacak olursak, bir dönemin tenis efsanelerini yetiştiren ve dünyanın refah düzeyi en yüksek ülkelerinden İsveç bugünlerde kortlarda artık adı kullanılmayan ülke oldu. Bu örnekler, tenisin gelir düzeyiyle paralel bir spor olmadığını göstermiyor mu zaten? Bugün dünya tenisinde söz sahibi olan oyuncuların geçmişi incelendiğinde, ortak noktalarının temel eğitim olduğu görüyoruz.
Sporda başarı diğer bir değişle performans aerobik ve anaerobik enerji kazanımına, sürat, kuvvet ve teknik gibi nöre-müsküler fonksiyonlarla, taktik ve psikolojik faktörlere bağlıdır (Asstrand, Kare, 1986). Sporcunun vücut yapısıyla ile ilgili olarak sportif uygunluk düzeyi ve amaca uygun olarak yapılan düzenli sportif antrenmanların neden olduğu fiziksel gelişimin belirlenmesi performans açısından oldukça önemlidir (Brown, Et All, 1986 ). Çünkü antrenmanlarla vücut yapısı ve özellikleri geliştirilmektedir (Comparactti, 1982).
Tüm spor dallarında olduğu gibi teniste de temel motorik özelliklerin geliştirilmesi uygulanan antrenmanların vazgeçilmez bir bölümünü oluşturur. Sportif başarının temelinde temel motorik özelliklerin geliştirilmesi ön şartlardan birisidir. Bunun da en önemli bölümünü kuvvet ve kuvvet antrenmanları teşkil eder (Sevim, 1992).
Kuvvet antrenmanlarının kas gücünü, dayanıklılık performansını arttırmasına rağmen aerobik kapasitesinin göstergesi olan max. Vo2 tüketimini etkilemediği düşünülmektedir (Mathews, Fox, 1986). Dayanıklılık performansındaki artışın büyük ölçüde kas gücü ve dayanıklılığındaki artıştan kaynaktan kaynaklandığı düşünülmektedir (Sharkey, 1997).
Kuvvet, genel anlamda birçok spor branşında başarıyı etkileyen temel bir öğedir (Weineck, 1988). Kas kuvvetinin artışı, iyi planlanmış ve organize edilmiş antrenmanların içeriğine bağlıdır (Morehous, Augustus, 1973 ). Çerçevesi ve planı iyi belirlenmiş kuvvet antrenmanı ile kuvvet, çabukluk ve kas direnci arttırılarak, güçlü ve esnek bir vücut oluşturulur (Mutter, Thorland, 1987). Kuvvetin artışı ise daha çok antrenmanlarla kas hacminde meydana gelen artış ile ilgilidir (Brown, Hardson, 1968).
Bu çalışmada 14–16 yaş grubu bayan tenis sporcularının 8 haftalık çabuk kuvvet antrenmanlarının reaksiyon zamanı ve dayanıklılığına (mekik koşusu) olan etkisi araştırılması amaçlanmıştır.
Bu Makale 680 Kere Okundu.